Passive's profileThe ensemble of silencePhotosBlogListsMore Tools Help

Passive Aggressive

The ensemble of silence

October 19

Suphesiz ki...


Ignorance is bliss
Maide suresi: 101. Ey inananlar, aciklandigi zaman hosunuza gitmeyecek seyleri sormayin...102. Sizden once gelen bir toplum da onlari sormustu da sonra onlari tanimaz olmuslardi.
Yani diyor ki: Allah'in hakkinda bir hukum indirmedigi seyler serbest birakilmistir. Onlari yapmak gunah degildir. Daha onceki milletlerden bir topluluk da gereksiz yere ayrintilara dair sorular sormuslar, sorduklari konularda kendilerinin islerine gelmeyen hukumler aciklanip, zorlarina giden bu hukumleri kabul etmeyince kafir olmuslardir. Yani sorulari inkarlarina neden olmustur. Demek ki dinde ayrintilara dalmak dogru degildir.

Seni doverim. Hepinizi doverim ulen!(C. Arkin - Yikilmayan Adam)
Nisa suresi: 34. Allah insanlari birbirinden ustun kildigi ve mallarindan harcayip kadinlarin gecimini sagladiklari icin erkekler, kadinlar uzerinde yoneticidirler...Hircinlik etmelerinden korktugunuz kadinlara ogut verin, yataklarindan ayrilin; ve bunlarla yola gelmezlerse onari dovun. Eger size itaat ederlerse artik onlarin zararina bir yol aramayin.

Seni ben ellerin olsun diye mi sevdim...
Maide suresi: 38. Hirsizlik eden erkek ve kadinin, yaptiklarina karsilik Allah'tan bir ceza olarak ellerini kesin.

Kemiklerin sizlasin Freud.
Bakara suresi: 284...Iclerinizdeki aciklasaniz da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba ceker....
Perez diyor ki: Sadece ruyalarda bulusmuyormusuz Freudcan.

Kaynaklar: Kuran, Elmalili Hamdi Yazir tefsiri
October 18

O felix culpa, quae talem ac tantum meruit habere Redemptorem


Ok, yes, it is a mistake. I know it is a mistake, but there is certain thing in life when you know it is a mistake but you don't really know it is a mistake because the only way to really know it is a mistake is to make the mistake and look back and say 'Yeah, that is a mistake'. So, really, the bigger mistake would be not to make the mistake. Then you go your whole life not knowing something is a mistake or not. And damn it, I made no mistakes. I've done all of these, my life, my relationship, my career, mistake free.

Kaynak bilinmiyor, basligi bizzat uygun gordum
April 09

Bir gunduz vakti umarsizca Mulholland Dr. tadi yakaladim


Bugun eve gelince yorgunlugumu uzerimden atip soyle bir sakinlesmek icin Once Upon a Time in the West izleyim dedim. Koltuguma oturup ayaklarimi masanin uzerine ataraktan basladim izlemeye. Sonra uyuyakalmisim. Uyandigimda odamda bazi seylerin normal olmadigini farkettim. Zaten bir gun uyanip da normal hissetsem sanirim bir daha uyumayacagim. Neyse konumuz bu degil. Masamin uzerinde ilk olarak bir tabak dolusu haslanmis pirinc ve bir sise sirke oldugu gordum. Cinli ev arkadasimin bir sakasi mi bu diye dusunmekteydim ki adamla merabalasmak disinda bir muhabbetimin olmadigi ve hatta kendisinin okulda visiting profesor oldugu aklima gelince bunun bir saka oldugu ihtimali son derece azaldi. Ha diyeceksiniz adam profesorse saka yapmaz mi? Yapar tabi neden yapmasin. Zaten evin icinde boxerla dolasirken gordukce bana saka gibi geliyo. Dusunsenize koskoca profesor onumden geciyo son derece seksi olmayan ic camasirlariyla. Allahtan slip don giymiyor yoksa cok nesesiz goruntuler olusabilirdi. Aslinda adamin ev icinde boyle dolasmasi normal bisey ama yani beni de anlayin. Benim ilkokul oretmenimin her insan gibi gaz cikariyo oldugu gercegini kabullenmem yillarimi aldi lan. Bir de su var guzel kizlarin gaz cikarmazmis gibi gelmesi. Bole bisey yokmus gecen izledim youtube'te mythbustersta adamlar hatuna sensorlu ic camasir falan giydirdiler. Hatun cok kasti ama sonunda pirt yapiverdi iste. Demek ki neymis bazi seyleri fazla mukemmellestiriyormusuz kafamizda. Bilmiyorum farkettiniz mi mukemmellestiriyormusuz amma da uzun bi kelime. Neyse konu dagildikca dagiliyo. Iste ben sakin sakin noluyo lan pirinc sirke falan diye dusunurken birden onumdeki masanin arkasindan karsima Muppet show mahna mahna sarkisindaki kizil kafali yesil yaratik cikiverdi. Korkudan ziplamamla birlikte, kafasini cikarip da henuz dup du ru durup demisti ki eskilerden kalma bir refleksle AK-47 ile tek vurus head shot kodum ipneye. Neden boyle bisey yaptim bilmiyorum ama parmagimi tetige bilincli olarak basili tutmadim ki kursunlar saga sola gidip duvari delmesin. Her yer yesil kana bulandi. En sevdigim corabimin uzerine de bulasmis oldugunu gorunce bi uzuntudur kapladi icimi. O degil de bu silah nerden geldi ne zaman gecti elime iste onu bir turlu anlayamadim. Hayir kiyida kosede ayirdigim 2500 dolar gibi bi param omadi ki hic bi zaman. Hani olsaydi dicektim ki sirasiyla B-4-2 tuslarina basip satin almisimdir - ki bu benim terorist oldugumu kanitlar. Zaten hayatimda iki kisi bana direk terorist demisti. Biri Sabanci uni spor sorumlusu oteki de birisi iste. Olum ben humanistim ayni anda nasil terorist olucam anlamadim ki. Neyse milletin dili kemikli degil ki buzesin. Yok lan bu laf boyle degildi karistirdim galiba. Ama anladiniz ne demek istedigimi siz. Tekrar konuya donmek gerekirse bu etrafa sacilan yesil seyin yakindan bakinca kan degil de bildigin wasabi oldugunu anladim. Taslar yerine oturuyo gibi di mi; haslanmis pirinc ve sirke sushi olacak wasabi de soya sosunun icinde erimis olsa bandira bandira afiyetle yenecek di mi. E peki en once bu pirincle bu sirke nasi napilacakta sushi olacak, balik nerde? Sonracigima soya sosu nerde diye dusunurken odama kim girse begenirsiniz? Jet Li, Qui Shu (ozellikle The Transporter filminden tanidigimiz citir abla) bir de karadeniz fikralarindan Temel (elinde balikla gelmis sagolsun tabi). Simdi Jet Li cinli, Qui Shu tayvanin icinden. Nerden biliyo olm o zaman bunlar sushi yapmayi derseniz ben de derim ki, size ne ulan bu benim hikayem, butun kisik gozlu uzak dogu asyalilar benim gozumde japondur, irkciligin luzumu yok. Zaten neticeye bakarsak Jet Li bi kunfu mu karate mi artik herneyse bi iki darbe indirmeyle benim masaya, bir de bi tekme Temelin elindeki baliklara, oldu mu size sushi. Ben waybe elin japonu biliyo isi diye dusunurken Temel basladi "..erenciim, iste bigun bi ucaga bindim, ucakta bi ingiliz bi fransiz var, ben de hemen dedim, ee alman nerede? Muhaha, nasi? Komik di mi" diye anlatmaya. Jet Li Temeli aninda kolundan cekerek 'gencleri yalniz birakmak lazim haci' dercesine odadan cikti temel ile. Delikanli adammis bu Jet Li. Cok taktir ettim ben sahsen kendisini. Neyse biz kaldik mi Qui Shu ile basbasa. Hatun hic bisey soylemeden gelip soymaya basladi beni. Tahmin edeceginiz gibi ben gayet memnunum halimden. Tam tisortumu cikarmisti ki yere pat diye kucuk sisman bi sise dusuverdi tisortumle vucudum arasindan. Evet soya sosuydu bu yere dusen. Sonra siseyi aldi, kapagini acti ve soya sosunu kucuk bi tabaga dokup corabimin uzerindeki wasabi parcalarini siyirarak basladi karistirmaya. Wasabi tamamen eriyince afiyet olsun der gibi bakti gozlerime ve gitti. Bense hic sikayet etmeden afiyetle yedim sushiyi sosa banaraktan.
March 30

Bjork - Hunter

             
                   
                

Bjork - Pagan Poetry

 
                     
March 02

Dying brokenhearted


En genc yapraklari bile yerlerinden sokecek kadar aci bir ic cekisle son bir defa bakti dallarin arasindan onu izleyen ayin puslu goruntusune. Aglamakli ilik bir ruzgar saclarini oksarken dehset verici guzellikte bir gulumsemeyle kulak verdi bir baykusun buruk haykirisina. Uzaklardan gelen mavi bir isik yuzunun sonsuzluk dolu guzelliginden yansirken yosunlardan yapilmis yatagina nazikce uzandi. Ilik ruzgar uzaklasinca yasli yapraklar ayinlerini bitirdi ve yesil olanlar uzerini orttu. Soguk bir esinti kalbinin kiriklari arasindan gecerek basucundaki atesi sondururken, o onurlu bir veda sozcugu fisildadi dunyaya.

Angels of sorrow

 
Olu bedenlere yas tutan detone cenaze sopranolari. Cirtlak sesinizin islak topraktan asimetrik yankilanisi ve beyaz gozlerinizden akan her damla kirli yas, birazdan curumeye baslayacak bedeni bir daha goremeyeceginize dair bencil bir isyandir. Keskin bir tatminsizlik kokusu karisir egreti cigliklariniza. Kutsal aciyi en derinlerinde hissedenler bir sessizlik senfonisiyle kutsarlar sonsuzluga goc eden aci guzellige sahip yasli ruhu. Gozlerinden kan suzulur; kalplerindeki titreme bir kabullenisin artci depremleridir. Bedenleri degil ruhlaridir perisan olan. Aci guzellige sahip yasli ruhlari..
 
               
                 
March 01

Advil Liqui-Gels


Uyandigimda gece boyunca ictigim votkanin midemdeki asidik ortamda basta protein, ve gerekli diger tum molekullerle birlesip baskalasim gecirerek, sanirim yemis oldugum bir sandvicin icindeki marulun arasinda gozden kacmis kum tanelerinin de etkisiyle bir orc'a donustugunu, susuzlugumdan dolayi kendinde olmayan koruyucu elflerimin zayifligini da firsat bilerek her nasilsa disari ciktigini ve ruhumu ele gecirmek icin kafami bir mengene vasitasiyla sikistirip beynimi patlatmak uzere oldugunu farkettim. Halsizligime bir de caresizlik eklendiginde tam ruhumu sarumana teslim etmekteydim ki guclukle ayri tutabildigim goz kapaklarim arasindan Advil Liqui-Gel gorunumune burunmus gandalf the green'in yanibasimdaki masanin uzerinde dikilmis oldugunu gordum. Yalvarmaya gucum olmadigindan tum enerjimi toplayarak yardim istercesine elimi uzattim ona. O anda butun ihtisamiyla kahrolasi orc'a dogru atilarak 'you shall not squeeze!' diye haykirdi. En son hatirladigim artik enerjimin kalmadigi ve gozlerimin kapandigiydi. Tekrar uyandigimda ortaliktaki demir parcalari ve darmadagin olmus disli carklarin arasindan gecerek geriye kac tane kapsul kaldigini saydim.

Appleseed


Olay gelecekte geciyo, 3. dunya savasi olmus insanlar var bi de klonlar. Klonlarin uremesi yasak mi engelleniyomu bi sekilde ne. Ha engelleniyo tabi. Ama boyle super insan-klon uyumu yapmislar. Herkes biseyle ugrasiyo hayat devam ediyo derken tabi insan yine irkcilik yapiyo klonun irki soyu sopu yoktur diyo (aslina bakarsan oyle di mi Kerem). Ama tabi bu kadar basit degil, derin devlet var isin icinde ordu falan var. Ordu klonlari yok etmekten yana gibi bisey. Aslinda deil de genelkurmaybaskaninin sag kolu biraz serefsiz bi adam sevmiyo klonlari gecmiste klonlarin yaratilmasina neden olan amcayla meselesi varmis. Derken iste bi kac olay oluyo sehri yoneten ihtiyar heyeti de diyo ki yaw hacilar diyo biz bu klonlara ureme seysini de verelim tam insan olsunlar gun boyu sevissinler diyo sorun kalmaz diyo. Ama aslinda ihtiyar heyeti de eski kulagi kesiklerden olusuyo. Cin gibiler, masa alti oyunlari var aslinda. Onlar da klonlari yok etmek mi istiyolardi yaw yoksa insanlari miydi? Hatirlamiyom orasini. Neyse zaten klon da nihayetinde bi insan degil mi? Ondan sonra nerde kalmistik iste klonlar sevisebilsin coluga cocuga karissin diye gerekli olan bilgi bi yerlerde. Tabi bu arada esas abla var onu unuttuk. Esas abla sarisin mavi gozlu saaaane vucutlu bi abla. Tabi olayi bu deil, abla saaane dovusuyo, kodumu osurtan cinsten, eli silah tutuyo. Neyse iste bunla beraber bi tayfa yolluyolar, gidiyolar bu ureme bilgisini bulmaya, ayrintilari geciyorum, buluyolar falan. Sonra ortaya cikiyo ki klonlarin yaratilmasini saglayan sahsiyetler esas ablanin babasi ve annesi. Babasini da iste genelkurmay baskanin sag kolu olan serefsiz oldurmus vakti zamaninda. Abla sonra bu dallamayi kafasinin ortasindan vurup olduruyo. Neyse tam goturuyolar bilgiyi haydaaaa, ihtiyar heyeti viagrayi fazla kacirmis azitiyo. Sonra bi tank var iste icinde virus var bu virus de klonlari olduren bi virus iste. Neyse ihtiyar heyeti bi dugmeye basmaylan bilmem kac tane okuzumsu robotlari harekete geciriyo herbiri bi taraftan tanka gelip tanki kiracak virus yayilacak vesaire. Aslinda bu bi onlem icin yapilmis da vakti zamaninda, neymis klonlarla ilgili bi sorun cikarsa diye, tabi ihtiyarlar bunu bole kullaniyo. Neyse sonra tabi bu okuzumsu robotlari elin japonu yapmis masallah hicbisey islemiyo durdurmanin mumkunati yok. Hani malkocoglu ve tarkan birlesse belki; o kadar saglamlar yani. Voltranin yandan yemisi iste anlayin. Sonra bizim esas ablaya kankasi diyo ki yaw hafiz, bu 7. robot varya onu manuel olarak uzerindeki sifreyi girerekten durdurursan digerleri onun kopegi zaten onlar da durur diyo. Sonra ablamiz gidiyo tam iste tank delinmeden hemen once rodeo tandansinda cikiyo 7. robotun uzerine, giriyo sifreyi haydaa hata veriyo, neymis efenim "The e-mail address or password is incorrect. Please re-type the e-mail address and password, or sign up if you haven't already done so. Need help signing in?" diyo. Yok yok saka yaptim, boyle bisey demiyo. Sifreyi girince duruyo alet. Sonra iste herkes mutlu bi sekilde yasiyo.
Appleseed de neydi ya iste bu uremeyi sagliyan arastirmanin mi bilginin mi ne adi. Ordan geliyo. Elma tohumu ya iste ureme falan, alaka burdan yani. Ya yaa.

Ode to bitter rue

 
Dipsiz yalnizligima hapsolmus huzun meleklerim. Ruhumun en aciyan hucrelerinden gelen sessizliginizin koyu mavi rengi gecenin sisine vuruyor. Sandal agaclarinin karanligi arasinda bulanik bir huzme goruyorum. Birazdan ozgursunuz.
February 27

THE WIDOW (by The Mars Volta)

Simdi daha iyi gorebiliyorum. Hayatim aslinda ben henuz onun varligindan habersizken, lise yillarinin basinda sigarayi gunde iki pakete cikarmasiyla degismeye baslamisti bile...

Sigaraya baslamadan once, sigara icen butun arkadaslarini ozenti birer serseri olmakla suclamisti. Ama bir yandan da bir cok ortamda, ilk sigara deneyimi sirasinda - bircoklari gibi yasadiklari yere uzak bir markete gidip sigara almis ve kimsenin goremeyecegi bir yerlerde, belki bir merdiven arasinda gizlice yakmis ilk sigarasini - yasadigi ereksiyonu anlatmaktan, bu durumu diger erkeklerin de yasayip yasamadiklarini sorgulamaktan da kacinmamisti. Yanan filtrenin tadinin eksi oldugunu bilmesi de yine bu ilk deneyimi sayesinde olmustu. Ailesinin tum bireyleri ciddi birer tiryakiydi. Annesi bir damar tikanikligi sonucu felc olmaktan kilpayi kurtulmus, buna ragmen sigarayi birakma konusunda geri adim atmak bir yana, sigara almasi icin markete gonderme girisimlerini reddettigi icin onu vefasizlikla suclamisti bir kac defa. Sigarayla asil tanismasi alkolle tanismasiyla ayni zamanlara denk gelir. Sarhosken dumani ilk icine cektiginde basinin nasil dondugunu kisa sureli saykedelik bir durummus gibi anlatirdi. Artik bundan sonra damarlarina karisan alkole nikotin eslik etmeye baslamis, sigaraya alismasini da hep buna baglamisti; ne kadar cok alkol o kadar cok sigara. Belki de arkadaslarina yaptigi suclamayi kendisine yoneltemedigi icin daha masum bir neden olarak ortaya koyuyordu bunu. Sigaraya baslamasinin uzerinden henuz bir sene gecmemisti ki sigarayi gunde iki pakete cikardi. Nedeni ise cok tanidik: Bir ergenlik bunalimi sonucu burundugu 'kalici' melankolik ruh hali. Bu durumun neden sigarayi artirmasina neden olduguna dair bir aciklamasi olmadi hic bir zaman. Zaten bu konuda en az annesi kadar umarsizdi, hic sorgulamadi. Bense acimasizca pragmatik davraniyordum onun tiryakiligi hakkinda, cunku sigarayi artirmis olmasaydi belki de hayatima girmis olan en guzel seyle, onunla hic tanismayacaktim.

Ayni eve tasinma kararini flort etmeye baslamamizdan yaklasik uc ay sonra almistik. Daha sonradan ne zaman bu kararin cabuklugu konusunda konussak, o bu sureyi hep 180 'sigara yili' olarak gordugunden, bu sekilde dusununce kulaga uzun bir zamanmis gibi geldiginden bahsederdi. Ona gore bir sigara yili bir paket sigarayi bitirdigi sureye esitti, yani yaklasik yarim gun. Evlenme karari alisimizla ilgili ise bildik zaman birimlerini kullanmak daha akillicaydi cunku 8 sene beraber yasadiktan sonra yakin cevreden artik olayi resmilestirmemiz gerektigi baskisi dayanilmaz hale gelmisti. 'Resmi' evliligimiz ise sadece 700 sigara yili surdu..

Doktor akcigerlerinin ne kadar kotu durumda oldugunu rontgen filmiyle aciklaya dursun, ben onu duymuyordum bile. Cunku kulaklarimdan hic gitmeyen, her gece oksurdugunde cikan o korkutucu sesler, hiriltilar bana cigerlerinin kontrasti hakkinda yeterli bilgiyi veriyordu zaten. Ama karar veremiyordum bu sesler alveollerin isyan haykirisi mi yoksa katranin zafer cigligi miydi. Ona kanser teshisini koyduklarini soylerlerken bense sigarayi birakma karari aliyordum.

Asla ikna edemedim onu sigarayi birakma konusunda. Ayaklarina kapandim, yalvardim, olmadi. Ben sigara kokusunu 'yalandan' one surerek sevismeyi reddederken onun sigara tutkusu cinsel arzularina baskin geliyordu. Ben kendime gore onemli sayilabilecek yaptirimlar uzerinden onu ikna etmeye calisirken o sigara tadinin olmeye deger oldugunu kimbilir kac defa soylemisti. Bi yandan onunla sigarayi birakmasi konusunda mucade ediyor bir yandan da kendi arzularimla, tutkularimla savasiyordum icimde. Bir tek ona sarilip uyumaktan vazgecemedim. Buna mecbur birakildigim gun, herkes gittikten sonra islak ve seyrek topragina bir sigara diktim ve yaktiktan sonra aglayarak uzaklastim. Sokaklardan gecerken her yerde sigara icen insanlar goruyordum ve sanki hepsi birden bir olum dansi esliginde onun hayaletini kutsuyordu.

Sanirim hic yalniz uyuyamayacagim. Onsuz gecen gecelerde, uykuya daldigim anda onun oksuruk sesleriyle irkilerek uyaniyordum. Her gece titriyordum kulaklarimdan gitmeyen oksuruk sesleriyle. Sanki o kahrolasi hiriltiyi vucudumun her bir noktasinda hissediyordum. Kurtulmak istiyordum bu trajediden. Baska kollarda uyumaya calistim. Ama hayaleti hic bir zaman rahat birakmadi. Her oksuruk sesiyle birlikte ihaneti hissedip utanc duydum. Bundan kurtulmanin tek yolu saklanmakti ve bu ancak onu tamamen unutmakla mumkun olabilirdi; cunku onu unutursam artik gercekten varolduguna ve beni anilar vasitasiyla bulduguna inandigim hayaleti artik beni goremeyecekti. Ama yapamadim.

Hayatim aslinda ben henuz onun varligindan habersizken, lise yillarinin basinda sigarayi gunde iki pakete cikarmasiyla degismeye baslamisti bile. Simdi ise karar veremiyorum; hic sigaraya baslamayip su an yasasaydi ama hayatimin bir on senesi onsuz mu gecmis olsaydi? Yoksa 7300 sigara yili gibi kisa bir sure de olsa hayatima girmis olmasi herseye deger miydi?

Yenildim. Sanirim hic yalniz uyuyamayacagim. Boyle yasamaya gucum yok artik. Olmek istiyorum, bunun icin tekrar sigaraya basladim. Olmek istiyorum. Tanrim buna izin ver...

          

The Widow / The Mars Volta

He's got fasting black lungs
Made of clove splintered shardes
They're the kind that will talk
Through a weezing of coughs

And I hear him every night
In every pore
And every time he just makes me warm

Freeze without an answer
Free from all the shame
Must I hide?
Cause I'll never
Never sleep alone

Look at how they flock to him
From an isle of open sores
He knows that the taste is such
Such to die for

And I hear him every night
On every street
The scales that do slither
Deliver me from…

Freeze without an answer
Free from all the shame
Then I'll hide
Cause I'll never
Never sleep alone

Oh lord
Said I'm bloodshot for sure
Pale runs the ghost
Swollen on the shore

Everynight
in every pore
The scales that do slither
Deliver me from…

Freeze without an answer
Free from all the shame
Then I'll hide
Cause I'll never
Never sleep alone

Freeze without an answer
Free from all the shame
Let me die
Cause I'll never
Never sleep alone


 
Photo 1 of 2
More albums (1)